Saklı payı hakkı, Yargıtay kararlarında Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 506. maddesi uyarınca
altsoy (çocuklar) için yasal miras payının yarısı olarak tanımlanmış ve korunmuştur. Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu'nun 1994/4 E., 1994/4 K., 11.11.1994 tarihli İçtihatları Birleştirme
Kararı'nda, "kanuni mirasçılardan bazılarına, miras bırakanın iradesi ile bertaraf edilemeyen bir
miras hakkı tanınmıştır; bu hakka 'mahfuz hisse' denilmekte, bu hakkın tanındığı kimselere
de 'mahfuz hisseli mirasçı' denilmektedir" hükmüyle çocuklar mahfuz hisse (saklı pay)
sahibi olarak nitelendirilmiş; miras bırakanın sağlararası veya ölüme bağlı tasarruflarla bu
hisse ihlal edildiğinde tenkis davası yoluyla asgari miras payı sağlanıncaya kadar indirim
talep edilebileceği belirtilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2007/13472 E., 2008/13671 K.,
20.10.2008 tarihli kararında ise, "altsoy (çocuklar) için saklı pay oranı, yasal miras payının
yarısıdır (TMK m.506/1)" ifadesiyle bu oran doğrulanmış ve yanlış hesaplama nedeniyle bozma
kararı verilmiştir.
Benzer şekilde, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2013/1628 E., 2013/5486 K., 15.04.2013
tarihli kararında, "davalı murisin alt soyu olup saklı paylı mirasçıdır (4721 s. Kanun 506/1.
madde)" hükmüyle murisin vasiyetname ile yaptığı kazandırmaların tenkise tabi tutulabileceği
vurgulanmış; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/1595 E., 2013/5942 K., 09.04.2013 tarihli
kararında, "TMK.nun 506/... maddesi gereğince davacıların yasal miras payının yarısı oranında
[...] saklı payları bulunduğundan TMK.nun 560.maddesine göre saklı pay sahibi mirasçıların
saklı paylarını ihlal eden tasarrufların tenkisini talep etme hakları bulunmaktadır" denilerek
murisin (annenin) vasiyetnamesi ile malvarlığını davalı oğluna bırakması üzerine davacı
kardeşlerin saklı pay hakkı tanınmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1270 E.,
2021/846 K., 24.06.2021 tarihli kararında da, "saklı paylı mirasçılar, mirasbırakanın altsoyu,
anne-babası ve eşidir" ifadesiyle müvekkil gibi murisin çocuğu (altsoy) saklı paylı mirasçı olarak
kabul edilmiştir.
Saklı pay ihlali durumunda tenkis davası hakkı, murisin vasiyetname ile diğer evlada tüm
malvarlığını bırakmasında sıkça doğrulanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2025/44 E.,
2026/16 K., 21.01.2026 tarihli kararında, murisin vasiyetnamesi ile "terekesinin tamamını" ikinci
evliliğinden olan çocuklara vasiyet ettiği için davacı (ilk evlattan olan çocuk) saklı payının
ihlal edildiğini ileri sürerek tenkis davası açmış; mahkemece "vasiyetname mutlak tenkise tâbiolmakla saklı payın ihlâl edildiğinin sabit olduğu" kabul edilerek davanın kabulüne ve davacının
1/6 saklı payı oranında tenkisine karar verilmiş, Hukuk Genel Kurulu bu direnme kararını
uygun bulmuştur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2024/2334 E., 2025/1281 K., 05.03.2025 tarihli
kararında, murisin vasiyetnamesi ile mal varlığının tamamına yakınını davalı kızına vasiyet
etmesi üzerine davacı (diğer evlat) tenkis davası açmış; mahkemece davacının saklı payının
ihlal edildiği kabul edilerek 1.029.151,32 TL tenkis alacağı hükme bağlanmış ve Yargıtayca
onanmıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/2829 E., 2020/6395 K., 01.12.2020 tarihli kararında,
mirasbırakanın vasiyetnamesi ile "tüm malvarlığını davalı oğluna bırakarak mirasçı olan davacı
kızlarının saklı paylarını ihlal ettiği" kabul edilmiş; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2024/2492 E.,
2025/1249 K., 04.03.2025 tarihli kararında ise murisin vasiyetnamesi ile tüm mirasını davalı
oğluna bırakması üzerine davacılar (diğer çocuklar) saklı pay ihlali iddiasıyla tenkis talep etmiş,
karşı oyda "mirasçı atama tasarrufu" niteliği nedeniyle saklı paylar oranında tenkis gerektiği
belirtilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2022/3419 E., 2022/7244 K., 28.11.2022 tarihli
kararında, miras bırakanın vasiyetname ile mal varlığının tamamını davalı oğluna vasiyet etmesi
nedeniyle davacılar saklı pay ihlali iddiasıyla tenkis davası açmış ve mahkemece kabul edilerek
Yargıtayca onanmıştır.
Sağlar arası tasarrularda (hibe, temlik) ise saklı pay ihlal kastının ispatı aranır. Yargıtay
16. Hukuk Dairesi'nin 2011/395 E., 2011/1578 K., 29.03.2011 tarihli kararında, sağlararası
kazandırmalarda "murisin saklı pay ihlal kastının açık olarak ispatlanması" gerektiği belirtilmiş;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/508 E., 2018/14908 K., 26.11.2018 tarihli kararında, murisin
sağlığında davalıya yaptığı taşınmaz bağışlamalarının saklı payı zedelediği iddiası için "murisin
saklı payları zedeleme ve mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı" gerekçesiyle
dava reddedilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2014/14015 E., 2016/1680 K., 15.02.2016
tarihli kararında, murisin (baba) oğluna ve gelinine bağış temlikleri saklı pay ihlal kastıyla
yapıldığı iddiasıyla tenkis davası açılmış; ölümden bir yıl önceki bağışın TMK m.565/3 gereğince
mutlak tenkise tabi olduğu vurgulanarak yeniden hesaplama emredilmiştir.
Tenkis davasının önkoşulu terekenin tespiti ve saklı pay zedelenmesidir. Yargıtay 1. Hukuk
Dairesi'nin 2018/3776 E., 2018/13584 K., 17.10.2018 tarihli kararında, "Tenkis davasının
dinlenebilmesi için mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı
pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olması" ön koşul olarak belirtilmiş; tereke ile kazandırma
dışı terekelerin bilinmesi ve TMK m.506 uyarınca hesaplama gerektiği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2022/1477 E., 2022/7810 K., 19.12.2022 tarihli kararında da,
"Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlar
arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır" denilerek
net tereke hesaplaması zorunlu kılınmıştır.
Bazı kararlarda saklı pay ihlali tespit edilmemiş veya dava reddedilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk
Dairesi'nin 2009/13686 E., 2010/3193 K., 22.03.2010 tarihli kararında, vasiyetnamede "yasal
amir hükümler ve mahfuz hisse kaideleri saklı kalmak üzere" ibaresi nedeniyle saklı payzedelenmesi oluşmadığı kabul edilerek tenkis reddedilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin
2023/24 E., 2024/885 K., 15.02.2024 tarihli kararında, bilirkişi raporuna göre tasarruf edilebilir
miras içinde kaldığı için tenkis reddedilmiş; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2024/4023 E.,
2025/2568 K., 12.05.2025 tarihli kararında da davacıların tasarruf dışında kalan terekeden saklı
paylarından fazla edindiği tespit edilerek dava reddedilmiştir.
Muris muvazaası davalarında da saklı pay korunur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2014/19819
E., 2017/1109 K., 08.03.2017 tarihli kararında, "saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı
çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin
tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler" hükmüyle muris
muvazaası kabul edilerek tenkis hesabına dahil edilmiştir.
İkincil Kaynaklar Olarak Vurgulanan Kararlar:Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/8094 E.,
2023/2544 K., 15.05.2023 tarihli ikincil kaynak kararında, mirasbırakanın vasiyetnameleriyle
diğer evlatlara değerli taşınmazlar bırakması üzerine torunlar saklı pay ihlali iddiasında
bulunmuş; bilirkişi raporlarına göre tasarruf nisabını aşmadığı kabul edilerek dava
reddedilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2012/16252 E., 2013/4044 K., 21.03.2013 tarihli
ikincil kaynak kararında, miras bırakanın tüm mal varlığını davalıya vasiyet etmesi nedeniyle
saklı pay tenkisi zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Bu ikincil kaynaklar, tenkis davalarında
tereke tespiti, bilirkişi raporu ve zamanaşımı gibi usul unsurlarını ek bağlam olarak sağlar, ancak
saklı payın varlığını doğrudan doğrulamaktan öte sınırlı bilgi sunar.