1. Dijital Varlıkların (Oyun Karakteri ve Item) Hukuki Niteliği ve "Eşya" Kavramı
Yargıtay kararları incelendiğinde, oyun karakteri ve "item" (sanal eşya) gibi dijital varlıkların
Türk Medeni Kanunu ve Türk Ceza Kanunu bağlamında "eşya" veya "taşınır mal" sayılıp
sayılmayacağı konusunda yerleşik bir içtihat oluştuğu görülmektedir.
• Eşya Sayılmama İlkesi: Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 27.10.2025 tarihli, 2023/19980 Esas
ve 2025/9227 Karar sayılı ilamında; 4721 sayılı Medeni Kanun'un 762. maddesine atıfla,
eşyanın "fiziki varlığı olan, beş duyu organı ile anlaşılabilen ve boşlukta yer işgal eden cismani
varlıklar" olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda veri, kullanıcı adı ve şifre gibi dijital unsurların
"taşınır mal" veya "eşya" olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.
• Veri Olarak Tanımlama: Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 03.03.2020 tarihli, 2019/10211 Esas
ve 2020/3049 Karar sayılı kararında, oyun karakteri ve itemların ekonomik bir değer ifade
etse de taşınır bir mal olmadığı, bunların "alınıp satılabilen ve maddi değere sahip bir veri"
niteliğinde olduğu ifade edilmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 2. Ceza Dairesi (13.01.2020,
2019/11010-2020/568), verilerin ekonomik değer taşımasının onları taşınır mal haline
getirmeyeceğini belirtmiştir.
• Sanal Eşya Kavramı: Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin birçok kararında (Örn: 19.01.2022,
2019/23602-2022/912; 02.03.2022, 2019/25592-2022/3678) bu varlıklar için "sanal eşya"
tabiri kullanılmaktadır. Ancak bu niteleme, varlığın TCK anlamında "taşınır mal" olduğu
anlamına gelmemekte, suçun vasıflandırılmasında bilişim suçlarına işaret etmektedir.
2. Türk Ceza Kanunu Kapsamında Sorumluluk ve Suç Vasfı
Dijital varlıkların "taşınır mal" sayılmaması, bu varlıkların haksız yere ele geçirilmesinin cezasız
kalacağı anlamına gelmemektedir. Yargıtay, bu eylemleri "Hırsızlık" (TCK m.141-142) yerine
"Bilişim Suçları" kapsamında değerlendirmektedir.• TCK 244/4 Maddesi Uygulaması: Yargıtay 8. Ceza Dairesi (13.09.2023,
2023/1140-2023/6118) ve 13. Ceza Dairesi (10.02.2020, 2019/10490-2020/1417)
kararlarında, oyun karakteri veya itemların hukuka aykırı olarak ele geçirilip başka birine
aktarılması eylemi, TCK'nın 244. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen "Bilişim sistemine
hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama" suçu olarak nitelendirilmiştir.
• Hırsızlık Suçunun Oluşmaması: Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 08.01.2020 tarihli
(2019/9265-2020/258) kararında, veriyi taşınır mal sayan kanuni bir düzenleme bulunmadığı
için "Kanunilik Prensibi" gereği bu fiilin hırsızlık olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı
belirtilmiştir.
• Maddi Değer Tespiti: Yargıtay 8. Ceza Dairesi (18.09.2024, 2024/17519-2024/6801), suçun
oluşması için sanal eşyaların maddi değerinin bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle
veya ilgili oyun şirketinden (Örn: Game Cafe Services) sorularak tespit edilmesi gerektiğini,
aksi halde eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağını vurgulamıştır.
3. Şikayetçi Olunabilirliği ve Adli Süreç
İncelenen tüm kararlar, mağdurların bu tür olaylarda şikayetçi olabileceğini ve adli sürecin
işletilebileceğini kanıtlamaktadır.
• Şikayet ve Kamu Davası: Kararlarda mağdurların "katılan" sıfatıyla yer aldığı, Cumhuriyet
Başsavcılıkları (Örn: Gaziantep, İstanbul Anadolu, Anamur, Çanakkale) tarafından iddianame
düzenlenerek Asliye Ceza Mahkemelerinde kamu davası açıldığı görülmektedir (Yargıtay 8.
CD, 18.12.2023, 2021/8538-2023/10104).
• Delillendirme: Şikayet sürecinde; mağdurun istikrarlı anlatımları, bilirkişi raporları, P
numarası tespitleri ve sanığın bilgisayar kütüklerindeki incelemeler (log kayıtları) delil olarak
kabul edilmektedir (Yargıtay 8. CD, 15.06.2023, 2022/6562-2023/4889).
• Yaptırım: Suçun sabit görülmesi halinde sanıklar hakkında hapis cezası ve adli para
cezasına hükmedilmektedir. Örneğin, bir kararda sanığa verilen hapis cezası seçenek
yaptırım olarak kamu hizmetinde çalıştırılmaya çevrilmiştir (Yargıtay 8. CD, 13.09.2023,
2023/1140-2023/6118).
4. İkincil Kaynaklar ve Analojik Değerlendirmeler
Aşağıdaki bilgiler, doğrudan oyun karakteri kararlarından ziyade, dijital varlıkların korunmasına
ilişkin ek bağlam sunan ikincil kaynaklardan derlenmiştir: İkincil Kaynak (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17.11.2009, 2009/193-2009/268): Banka
hesabındaki paranın "taşınır mal" niteliği taşıdığı ve bilişim sistemi aracılığıyla rızasız
aktarılmasının TCK 142/2-e (Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık) suçunu
oluşturabileceği belirtilmiştir. Bu karar, ekonomik değer taşıyan verilerin hırsızlık suçuna konu
olabileceğine dair bir tartışma başlatmıştır.
• İkincil Kaynak (Ankara BAM 8. CD, 03.09.2020, 2018/1242-2020/2109): İnternet bankacılığı
üzerinden para aktarımı eylemi "bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık"
olarak kabul edilmiştir. Mahkeme, para veya altın gibi değerleri temsil eden verilerin yer
değiştirmesini taşınır malın zilyetliğinin geçirilmesi olarak yorumlamıştır.
• İkincil Kaynak (Yargıtay 2. CD, 09.01.2017, 2016/18023-2017/43): Kredi kartı puanlarının
(ekonomik değer ifade eden veriler) hukuka aykırı kullanımı TCK 142/2-e kapsamında
hırsızlık olarak değerlendirilmiştir. Bu durum, oyun içi itemların da "ekonomik değer taşıyan
veri" olarak benzer bir korumadan yararlanabileceğine dair analojik bir ipucu sunmaktadır.
Sonuç: yun karakteri ve itemlar hukuk önünde klasik anlamda "eşya" sayılmamakla birlikte,
"ekonomik değeri olan veri" olarak kabul edilmektedir. Bu varlıkların hırsızlanması durumunda
TCK m.244/4 uyarınca bilişim suçu kapsamında şikayetçi olunması mümkündür ve yargı
pratiğinde bu eylemler hapis cezası ile yaptırıma bağlanmaktadır.