1. Cezai Yaptırımlar ve İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu (TCK m. 184)
Yargıtay kararları uyarınca, bir yapının Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesi kapsamında "imar
kirliliğine neden olma" suçunu oluşturabilmesi için 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinde
tanımlanan "bina" vasfını taşıması gerekmektedir.
• Zemine Bağlı Olmayan Yapılar: Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 03.11.2014 tarihli, 2013/23055
E. ve 2014/31439 K. sayılı kararında; gayrimenkul vasfı taşımayan, zemine herhangi bir
şekilde bağlı olmayan, temelsiz ve ruhsat gerektirmeyen prefabrik konteynırların bina vasfı
tartışılmadan mahkumiyet kararı verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Benzer şekilde, Yargıtay
4. Ceza Dairesi'nin 20.10.2014 tarihli, 2012/31727 E. ve 2014/29473 K. sayılı kararında,
yerden 60 cm yükseklikte gazbeton üzerine oturtulmuş, zemine bağlı olmayan konteynırın
bina niteliğinde olmadığı kabul edilerek beraat hükmü onanmıştır.
• Tekerlekli ve Taşınabilir Yapılar: Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 24.04.2025 tarihli, 2024/2086
E. ve 2025/7629 K. sayılı kararında, tekerlekli tır dorsesi üzerine monte edilen konteynırın,
zemine inşai müdahale yapılmadığı ve sabitlenmediği gerekçesiyle bina niteliğinde
olmadığına ve suçun oluşmadığına hükmedilmiştir.
• Temelsiz Prefabrik Yapılar: Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 18.03.2025 tarihli, 2023/10907
E. ve 2025/5160 K. sayılı kararında, temeli olmayan ve altı tamamen boş olan prefabrik
yapının bina niteliği taşımadığı, bu nedenle cezai yaptırım uygulanamayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, 06.05.2024 tarihli, 2021/32803 E. ve 2024/5990 K. sayılı kararda, 10 cm beton
üzerine konulan ancak zeminle kalıcı bağlantısı olmayan konteynırların suç oluşturmadığı
teyit edilmiştir.
• Bina Vasfı Kabul Edilen Haller: Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 04.11.2015 tarihli, 2015/14572
E. ve 2015/10278 K. sayılı kararında, sökülüp taşınabilir olsa dahi, beton üzerine yapılan ve
çatı ile kalıcı amaçlı tasarlanan yapıların bina niteliğinde olduğu ve cezai yaptırım gerektirdiği
ifade edilmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 27.11.2012 tarihli, 2012/16474 E. ve 2012/27913
K. sayılı kararında ise 10x6 metre ebatlarındaki prefabrik yapının bina tanımına uyduğu ve
ruhsata tabi olduğu belirtilerek mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.2. İdari Yaptırımlar (İmar Kanunu Kapsamı)
Adli yargılamada beraat kararı verilmesi, idari yaptırımların uygulanmasına engel teşkil
etmemektedir.
• İdari Para Cezası ve Yıkım: Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 27.03.2013 tarihli, 2013/11068 E. ve
2013/8822 K. sayılı kararında, temelsiz yapıların TCK 184 kapsamında suç oluşturmasa dahi
"İmar Kanunu kapsamında idari yaptırım gerektirebileceği" açıkça belirtilmiştir.
• Basit Yapı Niteliği: Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 27.11.2012 tarihli, 2012/18958 E. ve
2012/27661 K. sayılı kararında, temelsiz basit baraka vasfındaki yapıların bina niteliğinde
olmadığı, bu nedenle cezai hüküm yerine idari yaptırım kapsamında değerlendirilmesi
gerektiği ifade edilmiştir.
3. İkincil Kaynaklardan Elde Edilen Ek Bağlamlar
Aşağıdaki hususlar sunulan ikincil kaynaklar çerçevesinde değerlendirilmiştir:
• Karavan ve Mobil Yapılar: Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 11.03.2025 tarihli, 2023/16008 E.
ve 2025/4561 K. sayılı kararında, taşınmaz üzerine konulan karavanın "bina" niteliğinde
olmadığı, bu nedenle imar kirliliği suçunun oluşmayacağı, ancak idari para cezası
uygulanabileceği yönündeki görüşler tartışılmıştır.
• Arazi Niteliği ve Konumu: Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 12.06.2023 tarihli, 2023/1440 E.
ve 2023/4535 K. sayılı kararında, taşınmazın belediye sınırları içinde olup olmaması ve
mera/tarla gibi özel statülerinin yaptırım türünü (imar kirliliği veya hakkı olmayan yere
tecavüz) etkileyebileceği vurgulanmıştır.
• İmar Barışı ve Yapı Kayıt Belgesi: Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 25.06.2024 tarihli, 2021/37628
E. ve 2024/8974 K. sayılı kararında, yapı kayıt belgesi alınmasının veya yapının ruhsata uygun
hale getirilmesinin TCK 184/5 uyarınca davanın düşmesine yol açabileceği belirtilmiştir.
• Bilirkişi İncelemesinin Önemi: Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 06.06.2017 tarihli, 2015/34180
E. ve 2017/7198 K. sayılı kararında, prefabrik bir yapının sabit ve kalıcı nitelikte olup
olmadığının tespiti için mutlaka bilirkişi raporu alınması gerektiği ifade edilmiştir.
Özet Sonuç:
Müvekkilin tarla tapulu arazisine koyduğu, yerle teması bulunmayan ve temelsiz prefabrik yapı;
güncel Yargıtay içtihatlarına göre "bina" vasfı taşımadığı sürece TCK m. 184 kapsamında cezai
bir yaptırıma (hapis veya adli para cezası) tabi olmayacaktır. Ancak bu durum, yapının İmar
Kanunu uyarınca ruhsatsız yapı statüsünde değerlendirilerek idari para cezası veya yıkım kararı
gibi idari yaptırımlara maruz kalma riskini ortadan kaldırmamaktadır. Yapının kalıcı amaçla
kullanılması veya zeminle sabitlenmesi durumunda ise cezai sorumluluk doğabilecektir.