Düğün Takılarında Son Durum: Yargıtay’ın "Geline takılan gelinin, damada takılan damadın" kararı neleri değiştirdi?

Düğün Takılarında Son Durum: Yargıtay’ın "Geline takılan gelinin, damada takılan damadın" kararı neleri değiştirdi?

calendar_today
1. Geleneksel Uygulama: "Tüm Takılar Kadınındır" İlkesi Yargıtay’ın uzun yıllar boyunca uyguladığı yerleşik içtihat, düğün sırasında takılan ziynet eşyalarının kim tarafından ve kime takıldığına bakılmaksızın, aksine bir anlaşma veya örf-adet kuralı bulunmadıkça kadına bağışlanmış sayılacağı ve kadının kişisel malı niteliğini kazanacağı yönündeydi. Bu yaklaşım, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin birçok kararında (örneğin; 03.07.2018 tarihli 2016/18101 E., 2018/7510 K.; 25.05.2017 tarihli 2016/60 E., 2017/8131 K.; 06.11.2017 tarihli 2016/4230 E., 2017/15289 K.) ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.04.2021 tarihli 2017/1038 E., 2021/458 K. sayılı ilamında açıkça vurgulanmıştır. Bu dönemde, damada takılan çeyrek altınlar, paralar veya diğer ziynet eşyaları dahi "kadına bağışlanmış" kabul ediliyor ve boşanma halinde erkeğin bunları iade etmesi zorunlu tutuluyordu. Erkeğin, bu takıların kendisine ait olduğuna dair yerel örf ve adeti ispatlaması oldukça güç bir kriter olarak uygulanmaktaydı. 2. İçtihat Değişikliği: Yeni Paylaşım İlkeleri Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, toplumun değişen gelenekleri ve ekonomik dinamikleri doğrultusunda 04.04.2024 tarihli 2023/5704 E., 2024/2402 K. sayılı kararıyla köklü bir içtihat değişikliğine gitmiştir. Bu yeni yaklaşımla, "düğünde ne takılırsa takılsın kadına aittir" şeklindeki eski görüş terk edilmiştir. Yeni ilkeye göre ziynet eşyalarının paylaşımı şu hiyerarşiye göre belirlenmektedir: • Taraflar Arası Anlaşma: Eğer eşler arasında takıların paylaşımına dair özel bir sözleşme varsa, bu anlaşma esas alınır. • Yerel Örf ve Adet: Anlaşma yoksa, yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse paylaşım buna göre yapılır. • Kime Takıldıysa Ona Aittir: Anlaşma veya ispatlanmış bir örf-adet yoksa; erkeğe takılanlar erkeğe, kadına takılanlar ise kadına aittir.Cinsiyete Özgü Olma Kriteri: Takılan eşya, karşı cinse özgü bir nitelik taşıyorsa (örneğin kadına özgü bir gerdanlık veya bilezik), kime takıldığına bakılmaksızın o cinse ait sayılır. Bu yeni yaklaşım, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin sonraki kararlarında da (24.12.2024 tarihli 2024/5797 E., 2024/10388 K.; 18.02.2025 tarihli 2024/9259 E., 2025/1648 K.; 08.04.2025 tarihli 2025/2115 E., 2025/3346 K.) istikrarlı bir şekilde sürdürülmüştür. 3. İspat Yükü ve Uygulama Detayları Yeni içtihatla birlikte ispat yükü kuralları da netleşmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.03.2025 tarihli 2025/469 E., 2025/2669 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, "olağan olan, kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır." Bunun aksini iddia eden taraf, iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Ayrıca, takı sandığına konulan eşyalar için de yeni bir kural getirilmiştir: Sandığa konulan eşya belirli bir cinsiyete özgü ise o cinse, her iki cinsin kullanımına uygunsa ortak mal kabul edilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.04.2025 tarihli 2023/10041 E., 2025/3216 K.). 4. İkincil Kaynaklar ve Bağlamsal Bilgiler Aşağıdaki hususlar, yargı kararlarında yer alan sınırlı bilgiler ışığında ikincil kaynaklar olarak değerlendirilmiştir: • Kiralık Kasa ve Banka Sorumluluğu: Düğün takılarının banka kasalarında saklanması durumunda, meydana gelebilecek hırsızlık olaylarında bankanın "basiretli tacir" gibi davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Kasa içeriğinin ispatında fotoğraflar, tanık beyanları ve polis ifadeleri kritik rol oynamaktadır (İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 16.06.2020 tarihli 2014/1190 E., 2020/302 K.). • Kuyumcuya Emanet Bırakma: Düğün takılarının kuyumcuya emanet bırakılması durumunda, bu ilişki "saklama sözleşmesi" olarak nitelendirilmekte ve yazılı bir belge (kartvizit vb.) delil başlangıcı sayılarak tanıkla ispat mümkün olabilmektedir (Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 01.12.2023 tarihli 2022/381 E., 2023/857 K.). • İspat Araçları: Ziynet alacağı davalarında düğün videoları, CD incelemeleri ve bilirkişi raporları, takıların mülkiyetinin ve miktarının belirlenmesinde en temel delillerdir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 11.11.2013 tarihli 2013/13015 E., 2013/15720 K.). Sonuç Yargıtay’ın 2024 yılı itibarıyla benimsediği yeni görüş, "geline takılan gelinin, damada takılan damadın" prensibiyle ziynet paylaşımında daha eşitlikçi ve somut olay odaklı bir yaklaşım getirmiştir. Artık takıların mülkiyeti belirlenirken sadece "bağışlama" karinesine dayanılmamakta; tarafların anlaşması, yerel adetler ve eşyanın cinsiyete özgü niteliği öncelikli olarak değerlendirilmektedir.

İlgili Makaleler

Hukuki Bir Konuda Danışmanlık mı İstiyorsunuz?

Uzman avukatlarımızla görüşmek ve hukuki sürecinizi profesyonel bir şekilde yönetmek için bizimle iletişime geçin.