Yargı kararlarında, boş tahliye taahhütnamesine (tarih, tahliye tarihi veya diğer kısımlar boş
bırakılarak) imza atılması genel olarak geçerli kabul edilmektedir. Kiracı, boş kağıda imza atarak
kiralayana doldurma yetkisi vermiş sayılmakta ve bunun sonucuna katlanmak zorundadır. Bu
yaklaşım, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla desteklenmektedir.
Örneğin, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2012/5147 E., 2012/8537 K., 07.06.2012 tarihli kararında,
"Taahhütnamedeki bu kısımların elle tamamlanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır"
denilmiş; ayrıca "Taahhüdün tanzim ve tahliye tarihleri kısmının boş olarak düzenlenip davacıya
verilmiş olduğu kabul edilse bile, kiracı davalı bu şekildeki boşa imza atmakla davacıya istediği
tarihi doldurma yetkisi vermiş olduğundan bunun sonucuna katlanmak zorundadır" hükmüyle
geçerlilik teyit edilmiştir. Benzer şekilde, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2010/2871 E., 2010/6900
K., 08.06.2010 tarihli kararında, “Boş kağıda imza atan kimsenin bunun sonucuna katlanması
gerekir” belirtilmiş ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.12.1990 gün ve 1990/6 E. 1990/628
K., 1.7.1992 gün ve 357 E. 422 K. ile 17.1.1999 gün ve 1999/6-28/10 sayılı kararları bu yönde
olduğu vurgulanmıştır.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/8307 E., 2023/168 K., 21.02.2023 tarihli kararında, "kiracı
tarafından, tarih yazılmadan boş kağıda, beyaza imza atılması halinde boş kağıdın üzerinin
kiraya veren tarafından nasıl ve ne şekilde doldurulacağının imza eden kiracı tarafından
kabul edildiğinin kabulü gerektiği" hükmedilmiş; kira ilişkisi kurulduktan sonra verilen tahliye
taahhütnamesinin kiracının serbest iradesi ürünü olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel
Kurulu'nun 28.05.2008 tarihli ve 2008/369 E., 2008/394 K. sayılı kararında ise, "boş olarak altı
imzalanıp verilen bir belgenin üstünün taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu
iddiasının tanıkla ispatının olanaklı olmadığında; ancak yazılı delille ispatı gerektiğinde"
denilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/329 E., 2017/388 K.,
29.03.2017 tarihli kararında, matbu tahliye taahhütnamesinin içeriğindeki mülga 6570 sayılı
Kanun atfının geçersizlik nedeni oluşturmadığı belirtilmiş; "taahhüt metninde halen kiracısı
bulunduğu cümlesinden kiracının taahhüdü kiralananda otururken verdiğinin kabulü gerekir"
gerekçesiyle geçerlilik teyit edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi'nin
2024/3506 E., 2024/2195 K., 15.10.2024 tarihli kararında da, "kiracı tarafından tarih yazılmadan
boş kağıda, beyaza imza atılması halinde boş kağıdın üzerinin kiraya veren tarafından nasıl ve
ne şekilde doldurulacağının imza eden kiracı tarafından kabul edildiğinin kabulü gerekeceği"
hükmedilmiştir.
Bazı kararlarda ise adi yazılı nitelikteki boş tahliye taahhütnamesinde imzaya veya tarihe açık
itiraz varsa, icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluyla doğrudan tahliye talep edilemez;
uyuşmazlık yargılamayı gerektirir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2014/9946 E., 2014/10933
K., 13.10.2014 tarihli kararında, 04/12/1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve
İİK 275. maddesine göre, "alacaklı noterlikçe resen tanzim edilmiş veya 'tarih' ve imzası
tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir belgeye dayanmadıkça", tahliye taahhüdündeki imza
ve tahliye tarihine itiraz halinde icra mahkemesinden tahliye istenemeyeceği belirtilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2024/474 E., 2024/2476 K., 22.10.2024
tarihli kararında, "Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 04/12/1957 tarihli, 11/26 sayılı kararı
uyarınca alacaklı, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak
itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceğinden, uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirir" hükmü
esas alınmıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/4831 E., 2024/2111
K., 22.11.2024 tarihli kararında da, davalıların tarihe açık itirazı nedeniyle itirazın kaldırılması
reddedilmiştir.
İkincil kaynak olarak, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2010/11762 E., 2011/3174 K., 16.03.2011
tarihli kararında, imza ve tarihe itiraz edilmemesi halinde taahhütnamenin geçerli olduğu
belirtilmiş; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2019/6129 E., 2019/11471 K., 18.12.2019 tarihli
kararında ise noter onaylı taahhütlerde açık itiraz zorunluluğu vurgulanmıştır.
İmzaya İtiraz Süreci
İmzaya itiraz süreci, tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinde kiracının tahliye emrinin
tebliğinden itibaren 7 gün içinde dilekçe veya şifahen icra dairesine itiraz etmesiyle başlar (İİK
m. 274); bu itiraz takibi durdurur. İmzaya açık ve ayrıca itiraz edilmezse ikrar sayılır ve İİK m.63 uyarınca itiraz sebepleri değiştirilemez/genişletilemez. Kiralayan itirazın kaldırılmasını icra
mahkemesinden isteyebilir (İİK m. 275); ancak adi yazılı taahhütlerde imzaya/tarihe açık itiraz
varsa, noter tasdikli olmayan belge nedeniyle itiraz kaldırılamaz, uyuşmazlık genel mahkemede
yargılanır. İptal için TBK m. 39 (eski B.K. m. 31) uyarınca yasal süre içinde (genellikle 1 yıl) dava
açılmalıdır; aksi halde geçerlilik devam eder. İspat yazılı delil veya bilirkişi raporuyla yapılır; tanık
yetersizdir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2012/5147 E., 2012/8537 K., 07.06.2012 tarihli kararında, "Öte
yandan B.K.’nun 31.maddesi uyarınca yasal süresi içinde taahhütnamenin iptali de istenmiş
değildir" denilerek iptal davası açılmaması vurgulanmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin
2022/8307 E., 2023/168 K., 21.02.2023 tarihli kararında, HMK m. 200 ve 201'e göre senede
bağlı iddialara karşı itirazın senetle ispatı gerektiği, davalının bunu yapamadığı belirtilmiş;
bilirkişi incelemesinde imzanın davalıya ait olduğu tespit edilmiştir. Ankara Bölge Adliye
Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/329 E., 2017/388 K., 29.03.2017 tarihli kararında, "İİK
63.maddesine göre senet metninden, davalıya ait olduğu anlaşılan imza hakkında inceleme
yapılmasına da gerek yoktur" hükmedilmiş; baskı iddiası için TBK m. 39 gereğince iptal davası
açılmadığı vurgulanmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi'nin 2024/3506 E., 2024/2195 K.,
15.10.2024 tarihli kararında, kiracının kolluk ifadesinde "ben kimseye bu imza bana ait değil
diye bir şey söylemedim" beyanı dikkate alınmış; itirazın iptali davasında reddedilmiştir. İzmir
Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2022/4127 E., 2023/452 K., 03.03.2023 tarihli
kararında, davalının imzayı açıkça inkar etmediği için inceleme yapılmamıştır. Yargıtay 6. Hukuk
Dairesi'nin 2013/13547 E., 2014/5798 K., 06.05.2014 tarihli kararında, bilirkişi incelemesiyle
imzanın davalıya ait olduğu belirlenmiş; tarih itirazı için yazılı delil zorunlu tutulmuştur. Konya
Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/1191 E., 2024/4499 K., 31.10.2024 tarihli
kararında, Jandarma Kriminal raporuyla imzanın davalıya ait olduğu kanaatine varılmış; Adli Tıp
raporu zorunlu olmadığı belirtilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2022/3149 E., 2024/1903 K., 07.10.2024
tarihli kararında, imzaya açık itiraz olmamasına rağmen tarihe itiraz icra mahkemesinin
yetkisini aşar. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2024/862 E., 2024/2566 K.,
05.11.2024 tarihli kararında, itirazda imzaya/tarihe açık itiraz yoksa ikrar sayılır. Bursa Bölge
Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/1667 E., 2026/436 K., 18.02.2026 tarihli kararında,
itiraz dilekçesinde imzaya itiraz edilmediği için inceleme yapılmamıştır.
İkincil kaynak olarak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi'nin 2024/461 E.,
2024/610 K., 16.10.2024 tarihli kararında, icra emrinde imzaya açık itiraz yoksa yargılamada
dinlenemez (İİK m. 274/3, m. 63); Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/13141 E., 2016/6753 K.,
16.11.2016 tarihli kararında, imzaya itirazda bilirkişi incelemesi zorunludur. Yargıtay 6. Hukuk
Dairesi'nin 2011/6643 E., 2011/7960 K., 12.07.2011 tarihli kararında, mukayeseli imza celbi ve
bilirkişi incelemesi emredilmiştir.