1. Avukatlık Tekeli ve Dilekçe Hazırlama Yetkisi
Türk yargı sisteminde dilekçe hazırlama ve hukuki süreçleri takip etme yetkisi, 1136 sayılı
Avukatlık Kanunu uyarınca münhasıran baroya kayıtlı avukatlara tanınmıştır. Ankara 2. Asliye
Ticaret Mahkemesi’nin 13.05.2024 tarihli, 2023/904 E. - 2024/294 K. sayılı kararında; kanun
işlerinde mütalaa vermek, mahkemelerde hak savunmak ve bu işlere ait "bütün evrakı
düzenlemek" yetkisinin sadece avukatlara ait olduğu vurgulanmıştır. Mahkeme, avukat olmayan
kişilerin (somut olayda bir mali müşavirlik şirketinin) internet sitesi üzerinden dilekçe ve evrak
hazırlama hizmeti sunmasını haksız rekabet olarak nitelendirmiş ve bu ibarelerin kaldırılmasına
hükmetmiştir. Benzer şekilde, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 09.11.2023 tarihli, 2023/1351 E. -
2023/3205 K. sayılı kararında, avukat olmayan bir mali müşavir ile yapılan ve "mahkemelerde
savunma ve temyiz dilekçelerinin yazılması" işini kapsayan sözleşme, Avukatlık Kanunu’nun
emredici hükümlerine aykırılık nedeniyle TBK md. 27 uyarınca "kesin olarak hükümsüz"
sayılmıştır.
2. Dilekçelerin Usulî Geçerliliği ve Şekil Şartları
Yargı kararları, bir dilekçenin geçerliliğini hazırlayan kaynaktan (insan veya yapay zeka)
ziyade, sunan kişinin yetkisine ve şekil şartlarına uygunluğuna dayandırmaktadır. Kamu İhale
Kurulu’nun (KİK) 28.01.2026 tarihli, 2026/UH.V-276 sayılı kararında, dilekçelerin imzalı olması
ve mevzuatta öngörülen ek belgeleri (faaliyet belgesi vb.) içermesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu kararda, dilekçenin içerik üretim yöntemi sorgulanmamış, ancak şekil eksikliği nedeniyle
başvuru reddedilmiştir. KİK’in 18.06.2025 tarihli, 2025/UH.-1345 sayılı kararında ise, bir şirket
tarafından sunulan itirazen şikayet dilekçesi, profesyonel hukuki yardım alınıp alınmadığına
bakılmaksızın prosedürel olarak kabul edilmiş ve esastan incelenmiştir. Bu durum, yapay zeka
ile hazırlanan bir dilekçenin, yetkili bir kişi (avukat veya bizzat taraf) tarafından imzalanıp
usulüne uygun sunulması halinde işleme alınabileceğini dolaylı olarak göstermektedir.
3. Dilekçe İçeriğinden Doğan Sorumluluk ve Mesleki Özen
Yapay zeka (ChatGPT vb.) araçları kullanılarak hazırlanan dilekçelerde yer alan ifadelerden,
dilekçeyi imzalayan avukat bizzat sorumludur. Anayasa Mahkemesi’nin 12/11/2019 tarihli
Ahmet Haluk Altan kararında (B. No: 2015/14340), avukatın dilekçeyi bizzat hazırlayıp
hazırlamadığına bakılmaksızın, sunduğu dilekçedeki ifadelerden sorumlu olduğu ve bu
kapsamda disiplin veya ceza yargılamasına konu olabileceği ima edilmiştir. Danıştay 8.Dairesi’nin 13.12.2024 tarihli, 2019/8700 E. - 2024/6863 K. sayılı kararında da avukatın
"yazarken de konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklama" ve "özen
gösterme" yükümlülüğü vurgulanmıştır. Dolayısıyla, yapay zekanın ürettiği hatalı, hakaret içerikli
veya gerçek dışı beyanların avukat tarafından denetlenmeden mahkemeye sunulması, mesleki
sorumluluk doğurmaktadır.
4. Dilekçelerin Eser Niteliği ve Telif Hakları
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 07.06.2007 tarihli, 2006/929 E. - 2007/8748 K. sayılı kararı,
dilekçelerin hukuki statüsüne ilişkin önemli bir kriter sunmaktadır. Kararda, standart hukuki
yorumlar ve mevzuat incelemesi içeren "mutad dilekçe tertip ve ifade tarzının" FSEK
kapsamında "eser" niteliği taşımadığı hükme bağlanmıştır. Bu yaklaşım, yapay zeka tarafından
üretilen standart hukuki metinlerin de telif korumasından yararlanamayacağını ve içerik
açısından mahkemelerde geçerli kabul edilebileceğini, ancak özgün bir fikri yaratıcılık unsuru
taşımadığını destekler niteliktedir.
5. İkincil Kaynak Değerlendirmeleri
Aşağıdaki hususlar karar metinlerinde doğrudan yapay zeka kullanımı olarak geçmemekle
birlikte, ikincil kaynaklar üzerinden konuya ışık tutmaktadır:
• KİK Kararları (2025/UH.I-579 ve 2018/UH.II-2080): Bu kararlarda dilekçelerin kaynağı (A
kullanımı dahil) hakkında hiçbir eleştiri getirilmemiş; iddialar "taraf beyanı" olarak kabul
edilerek içerik esaslı inceleme yapılmıştır. Bu durum, dilekçenin hazırlanma sürecinden
ziyade, hukuki argümanların doğruluğunun ön planda olduğunu göstermektedir.
• KVKK Kararı (2019/296): Veri sorumlusuna yapılan başvurularda noter veya e-imza gibi
ek külfetlerin dürüstlük kuralına aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu, dijital araçlarla hazırlanan
başvuruların, kimlik teyidi sağlandığı sürece geçerli kabul edilmesi gerektiği yönünde bir
ipucu sunmaktadır.
• Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2024/351 E. - 2025/602 K.): Dilekçedeki taleplerin açık
olmaması durumunda hakimin aydınlatma ödevi (HMK md. 31) bulunduğu hatırlatılmıştır.
Yapay zeka tarafından hazırlanan ve belirsizlik içeren dilekçelerde hakimin bu yetkisini
kullanabileceği değerlendirilmektedir.
Sonuç: İncelenen yargı kararlarında ChatGPT veya benzeri yapay zeka araçlarıyla dilekçe
hazırlanmasını yasaklayan doğrudan bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, dilekçenin geçerliliği;
yetkili bir kişi (avukat veya taraf) tarafından imzalanmasına, usul kurallarına (HMK,
Avukatlık Kanunu) uygunluğuna ve içeriğinin hukuki sorumluluğunun sunan kişi tarafından
üstlenilmesine bağlıdır. Avukat olmayanların bu araçlarla ticari olarak dilekçe hazırlama hizmeti
sunması ise "avukatlık tekeli" ihlali ve "haksız rekabet" olarak kabul edilmektedir.